Aygün Attar

Son dönemlerde Gence’den gelen haberler Can Azerbaycan’da neler oluyor sorusunu kaçınılmaz kılıyor.

Öncelikle Gence şehrini tanıyalım.Gence, BakÜ’nün 363 km. batısında Küçük Kafkasya dağlarının kuzeydoğu eteğin­de, Kür ırmağının sağ kollarından Genceçay’ın her iki kıyısında Baku-Tif­lis demiryolu üzerinde yer almakta olup Azerbaycan’ın eski şehirlerindendir. Gence şehri hakkında en eski ve doğru bilgiler Dede Korkut destanlarında mevcuttur. Gence, sadece Azerbaycan’a değil dünyaya büyük tarihi şahsiyetler bahşeden kadim medeniyet merkezidir.

XI. yüzyılın sonları – XII. yüzyılın başlarında yaşamış büyük Azerbaycan şairesi Mehseti Gencevi bu şehirde dünyaya gelmiş, Azerbaycan ve Müslüman Rönesansı’nın parlak temsilcisi olmuştur. Satranç oynayan, musiki ile uğraşan Mehseti Gencevi’nin halk şiiri tarzına yakın biçimli rübaileri ve kendi felsefi düzeni itibariyle derin içerikli şiirleri Azerbaycan ve genellikle Doğu Şiiri tarihinde önemli rol oynamıştır. 

Türk Dünyasının en büyük şairlerinden biri olan ve şiirleriyle William Shakespeare ilham veren büyük Nizami, 1141’de Gence’de doğmuş, burada yazmış yaratmıştır. 

Henüz hayattayken ün kazanan Nizami en önemli eserlerini ‘Hamse’ adı altında toplamıştır. Genceli Nizami’nin kıymetli eserleri, kendisinden sonra gelen büyük sair ve düşünürleri de etkilemiştir. Nizami eserlerinde haksızlığa nefretler yağdırdı. İnsana ve insanlığı yüksek değer verdi. Sevgi, hürriyet ve mesleği yüceltti. Vatan, toprak ve hayat gibi kavramları ilahileştirdi. Hayatın anlamını insana ve insanlığa saygıda gören mütefekkir şair Nizami, Avrupalı araştırmacıları hayran etmiş ve onlar 17. yüzyıldan itibaren Nizami’nin eserleriyle ilgilenmişlerdir.

Yani şu iki örnek dahi Gence’nin entellektüel kimliğini ortaya çıkarabiliyor. Gence, maarifin medeniyetin markalaştığı bir şehirdir onu terörle, devlete ihanetle, dini ekstremizle bağdaşlaştırmak isteyenler önce bu tarihi şehre sonra da Azerbaycan’a ihanet etmiş olurlar. Konumu itibariyle stratejik önem arz eden ve bu nedenle de tarihi boyunca çok keşmekeşler yaşanan bu kadim şehirde, Gence Hanlığı’nın 1786 -1804 yılları arasında hüküm süren son hanı Cavat Han Kacar’ın kahramanlık hikayeleri nesilden nesile aktarılan en kıymetli mirastır.

Gence, tam yüz yıl önce 1918’de “Azerbaycan Milli Şurası” tarafından 28 Mayıs‘ta kurulduğu ilan edilen Azerbaycan Cumhuriyetinin başkenti olmak şerefine erişmiştir. Türk âleminde ve Müslüman Şarkında ilk Cumhuriyet olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Bakü’nün Ermeni/Rus çetelerinin işgalinde olması nedeniyle Gence kentinde çalışmalarını sürdürmeye başlamıştı. Kendisi de Genceli olan ünlü siyasetçi ve Kafkas İslam Ordusunun Azerbaycan’a davet edilmesinde Osmanlı Ordusunun Harbiye Nazırı Enver Paşa’yla görüşmeler yapmak için görevlendirilen büyük bir başarıya bu vazifeyi icra eden Naki Keykurun’un kaleme aldığı “Azerbaycan İstiklâl Mücadelesinin Hatıraları” adlı eserde Gence’nin Azerbaycan’ın bağımsızlık tarihinde oynadığı rol ayrıntılı şekilde belgelerle anlatılmıştır.

Türkiye, Bakü’nün kurtuluşu için Azerbaycan’a Kafkas İslam Ordusu adı altında askeri kuvvet gönderdiğinde Osmanlı Ordusu’nun Irak cephesinde görevli olan Nuri Paşa Enver Paşa’nın talimatıyla Musul’dan 149 subay ve 488 askerle birlikte yola çıkarak Mayıs ayı içerisinde sırasıyla Tebriz, Nahçivan ve Karabağ’ı geçerek 26 Mayıs’ta Gence’ye varmıştır.  Gence halkı Türk askerinin yardıma gelişini kurbanlar keserek karşılamışlardı. Gence’ye gelen Türk askerlerinin başlarındaki fesleri ve püskülleri kırmızı lalelere benzeten Azerbaycan’lı şair Talman Hacıyev, Kafkas İslam Ordusu’na “Laleler” şiirini armağan etmiştir.

“Yazın evvelinde Gence çölünde

Çıxıblar yene de düze laleler “
 

Genceliler, her zaman çocuğu yaşlısı, kadını erkeğiyle devleti için cansiparane çarpışmış, son damla kanına kadar Azerbaycan’ın bağımsızlığı için seferber olmuştur. Gence, milli, şerefli duruşuyla Bakü’ye destek, dayanak olmuştur. Böylesine şanlı bir tarihe sahip olan Gence’yi son dönemlerde kendi devletine karşı teröre baş vuran ekstremist güçlerin cirit attığı bir arenaya çevirme teşebbüsünün arkasında kimler var? İşte bu soruyu iyice analiz ede bilmemiz için yazımıza Gence tarihiyle girizgah zarureti hasıl oldu.

Gence sıradan bir şehir değildir, Bakü- Tiflis tren hattı güzergâhında bulunan stratejik bir yaşayış mıntıkası, Azerbaycan-Gürcistan-Ermenistan üçgeninin temel noktasını teşkil eden ve bölgesel sabitliğin teminatı olan lojistik mekandır. Gence, daha önceleri de ülkeyi iç savaşa sürüklemek isteyen güçlerin ayaklanmak için boy gösterdiği fakat ulu önder Haydar Aliyev’in akılcı politikası nedeniyle ortadan kalkan teşebbüsün yaşandığı kritik bir kenttir. Gence, Azerbaycan tarihinde özgül ağırlığı olan, ülkenin ikinci en büyük şehridir.

Azerbaycan’da başkanlık seçimlerinin son baharda olacağını hesaplayarak buna göre projeler hazırlayan dış mihraklarla onların ülke içinde lojistik destek verdikleri güruhun Başkanlık seçimlerinin öne alınması ve başarıyla sonuçlanması nedeniyle elinde patlayan ümitsizliğin kaos ortamı yaratmak için tekrar karanlık güçlerde ümit uyandırma teşebbüsüdür Gence’de yaşanan son olaylar. Önce şehrin valisine karşı gerçekleştirilen terör eylemi, akabinde asayişi sağlamak üzere görevli olan iki emniyet üst düzey yetkilisinin şehit edilmesi düpedüz ülkede iç savaş tellallığı yapmak isteyenlere birileri tarafından sunulan açık çektir.

Azerbaycan’da son aylarda yaşanan ekonomik açılımlara bakacak olursak; Asya ile Avrupa’yı birleştiren Bakü-Tiflis-Kars demiryolu  “Demir İpek Yolu” hattı açıldı. Bu yol sayesinde Londra’dan kalkan bir tren Pekin’e kadar kesintisiz gidebilecek.

Türkiye ve Azerbaycan tarafından yapımı üç yıldır süren Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP), hizmete açıldı. TANAP’la Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz 2 doğalgaz sahası ve Hazar Denizi’nin güneyindeki diğer sahalarda üretilen doğalgaz öncelikle Türkiye’ye, ardından Avrupa’ya taşınıyor. Yıllık toplam kapasitesi 16 milyar metreküp olan ve on üç bin kişiye iş ortamı sunan proje, bölge ekonomisi için son derece önemlidir. TANAP, haberleşme altyapısı olarak da kullanılacak. SOCAR Turkey Fiber Optik AŞ’nin boru hattı için açtığı hendeğe döşenecek fiber ağ, Türkiye’nin doğusunda Gürcistan sınırından başlayarak Türkiye’nin batısında Yunanistan sınırında son bulacak ve yaklaşık bin 800 kilometre uzunluğunda olacak.

Yani, Azerbaycan baş aktör olarak yer aldığı bu iki dev proje ile sadece kendi ülkesinin değil başta Türkiye olmakla bölge ülkelerinin kaderini belirleyecek konumunda önem arz eden bir devlettir, bu realiteden rahatsızlık duyan güçlerin çırpınışlarıdır Gence ‘de yaşananlar.

Bu sene Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruluşunun 100. yılını, Azerbaycan halkı, Azerbaycan Milli Ordusu, Azerbaycan Parlamentosu çeşitli törenlerle anmakta, gösterilerle kutlamaktadır. Bunlardan biri,Azerbaycan Ordusunun kuruluşunun 100. yıl dönümü 28 Haziran’da başkent Bakü’nün Azadlık Meydanı’nda kara, hava ve deniz kuvvetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği askeri geçit töreniydi. Bu törende, Türkiye ve Azerbaycan ordusu birlikte yürüyüş gerçekleştirdi. Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK Bakü semalarında birlikte süzüldüler ve bu muhteşem törenden bir kaç gün sonra Gence valisi vuruldu.

Aynı zamanda, 45 derecenin üzerinde seyreden sıcak havalardan dolayı Mingeçevir Hidrolik santralında boy gösteren patlama, ülkede elektrik kesintisine neden olunca şer kuvveler derhal sosyal medya üzerinden algı operasyonu için kolları sıvadılar,ülkede kaotik ortam yaratmak isteyen ve bunun için seferber olanların oyunu millet tarafından ciddiyetsizlik olarak kabul edilince güya dini gerekçelerle halkı galeyana getirmek isteyenler meydana çıktı. Bazı devlet memurlarından memnun olmayan fakat ülkesine bağlı olan masum insanları kendi çıkarlarına alet etmek isteyen “ azimli” bir avuç insan hala şiddetli bir şekilde faaliyetlerini devam ettirmektedir.

Sonuç olarak, Azerbaycan’da neler oluyor?

Azerbaycan Milli Ordusunun 100. yıl törenlerinde Ermenistan tarafından işgale maruz kalan topraklarımızın alınması konusunda net bir şekilde tavrını açıklayan Devlet Başkanının söylemlerinden ve dünyanın ekonomik krizle cebelleştiği bir dönemde asrın ekonomik yatırımlarına imza atan Can Azerbaycan’ın stratejik hamlelerinden ve yürütülen başarılı dış politikasından rahatsızlık duyanların, Azerbaycan’la Türkiye arasındaki birlik ve beraberlikten kahrolan dış ve iç mihrakların arzuladığı, yazdığı çizdiği senaryolar uygulamaya konulan oyunlar boy gösteriyor canımızın ta içi olan Odlar yurdunda.

Hiç şüphesiz ki bu yaşananlarda zaman zaman haksız olarak yaptıkları keyfi uygulamalarla halkı bıktıran kimi devlet memurlarının da rolü az değildir. Zaten Azerbaycan Prezidenti de son açıklamasında çok sert bir şekilde bu durumun üzerinde durarak gerekenleri dile getirdi.Fakat haddini bilmez üç beş kişinin sebep olduğu memnuniyetsizlikler, vatan- devlet- millet gibi yüce değerlerle kıyaslanacak bir nitelik taşımadığından Azerbaycan’da halk tüm bu yaşananlar karşısında dimdik Devletin yanında Devlete kurşun sıkanların karşısındadır.

Gence’den planlanan oyuna Genceliler başta olmakla tüm Azerbaycan teröre hayır kampanyasıyla gereken cevabı verdi. Türkiye’de başarıya ulaşamayan, pes etmeyerek bu oyunu Azerbaycan’da sahneye sürmek isteyenler başaramayacaklar.

Azerbaycan tarih boyunca bağımsızlığı için çok Can verdi, toprakları için çok kan verdi, bugünlerde de Devletçiliği için iki kurban verdi…

Cismi uzakta , kalbi Azerbaycan’da olan bizler diyoruz ki 

Vətən, başa çox iş gələr,

Baş əymə, başın sağ olsun.

Biz ölməyə doğuluruq,

Torpağın, daşın sağ olsun.

Allah şəhidlərimizə rəhmət eləsin. Amin!

Can Azerbaycan’ı karıştırmayı amaçlayanlara lanet olsun..”