Bz. İyl 21st, 2019

Bir Nevruz Almatıda – Türk Dünyasının Bayramı Nevruz Kazakistan’da Coşkuyla Kutlanıyor

Türk Dünyasının Bayramı Nevruz Kazakistan’da Coşkuyla Kutlanıyor!

Almatı Valiliğinin düzenlemiş olduğu Nevruz Bayramı açılış törenine çok sayıda katılım sağlandı. Törene Türksoy Kazakistan Temsilcisi Askar Turganbayev’de katıldı.

Açılışla birlikte kutlama konuşmaları yapıldı. Dostluk, kardeşlik, birlik, beraberlik duyguları vurgulandı.

Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen açılış töreninin ardından, meydanlara çadırlar kuruldu, konserler verildi. Gencinden yaşlısına meydanlar hıncahınç doldu. Yöresel danslar yapıldı, oyunlar sergilendi, katılımcılara sıcak yemek dağıtıldı.

Dünyanın 6 ülkesinden 170 el sanatları ustası eserlerini sergiledi.

Nevruz Bayramı dolayısıyla beş gün tatil edildi.

Sesler, tınılar insanları bambaşka düşlere götürdü.

Türkiye’de Nevruz denince nedense akla ilk sokak eylemleri, lastik yakmalar, polise taş atmalar, cam çerçeve indirmeler gelirken Kazakistan’da ve Türk Cumhuriyetlerinde Nevruz tam anlamıyla bayram havasında olması gerektiği gibi kutlanıyor.

İnsanlar eşleriyle, çocuklarıyla kutlamalara katılıyor beraber dans edip eğleniyor, oyunlar oynuyor. Yaptıkları çalışmaları fuar alanında sergiliyor.

Küsler barıştırılıp dargınlıklar unutuluyor. Başka şehirlerden, ülkelerden gelen insanlar misafir edilip en iyi şekilde ağırlanıyor.

Nevruz bir günde bitmiyor insanlar çeşitli etkinlikler düzenleyip birbirlerini davet ediyor. Yemekli olan etkinliklerde çocuklar şiir okuyor şarkı söylüyor. Hediyeler dağıtılıyor. Katılımcılar kutlama konuşmaları yapıyor.

Kırsal yerlerde nevruz kutlamaları camilerde yapılıyor. Ozanlar dombıra eşliğinde şiirler okuyor, dualar ediyor. Küçük çocuklara dualar okutuluyor, armağanlar veriliyor.

Astana Meydanında düzenlenen kutlamalarda; Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tataristan ve Türkiye’den de dans grupları hünerlerini sergiledi.

Kültür, bir milleti millet yapan değerler bütünüdür. Kültürün en önemli unsurları ise içinde binlerce yıllık bir geçmişi barındıran gelenek ve göreneklerdir. Yeryüzünde yaşayan en eski kavimlerden olan Türklerin, tarihi derinliklerinden gelen zengin kültürel değerleri, gelenek ve görenekleri vardır. Nevruz şenlikleri, Türklerin tarihin bilinen devirlerinden itibaren kutladıkları milli bayramlarından birisidir.

Bahar bayramlarını, dünyanın muhtelif bölgelerinde, çeşitli toplumlarda ve milletlerde görmek mümkündür.

Türkler’de Nevruz’la ilgili görülen en önemli rivayet bu günün Ergenekon günü oluşudur. Bununla ilgili olarak Çay’ın, Ebulgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Türk adlı eserinden aktardığı Ergenekon Destanı şöyledir:

Bir gün bütün kavimler Kök-Türkler’e karşı birleşerek onları hile ile yendiler. Kök-Türkler’in çadırlarını, mallarını, yurtlarını yağmaladılar. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler. Küçükleri kendilerine köle yaptılar. Bu yağmadan kurtulan Kıyan/Kayan ve Negüş/Tukuz bir gece kadınlarıyla birlikte atlanıp kaçtılar. Yurda geldiler. Düşmandan kaçıp gelen dört maldan (deve, at, öküz, koyun) çok buldular. 

Dağların içinde insan yolu düşmez bir yer izleyip oturalım deyip dağa doğru sürülerini sürüp gittiler. Vardıkları yerde akarsular, çeşmeler, türlü otlar, meyveli ağaçlar, türlü türlü avlar vardı. O yeri görünce Tanrı’ya şükürler kıldılar ve buraya Ergenekon adını koydular. Dört yüz yıl sonra Ergenekon’da kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldılar ki sığmadılar. Bu sebepten buradan çıkış yolları aramaya koyuldular. O zaman bir demircinin önerisiyle dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler ve ateşlediler. Tanrı’nın gücüyle ateş kızdıktan sonra demir dağ eriyip akıverdi. Yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O günü, o ayı, o saati belleyip dışarı çıktılar. O günden beri yeni yılın başladığı gece Kök-Türkler’de adettir. O günü bayram sayarlar. Bir parça demiri ateşe salıp kızdırırlar. Önce Kağan bunu kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Ondan sonra beyler de öyle yapar. Bugünü mukaddes bilirler, böylece Tanrı’ya şükretmiş olurlardı.

Agil Camal

20-24 Almatı, Kazakistan