Ca. İyn 27th, 2019

Qarabağda Dağım Qaldı

Kızlar atalarını hep dağ gibi görürler: sağlam kuvvetli ve durduğu yerde daim duracak gibi.
Atamız hayatımızdan çıktığında yaslandığımız o kocaman dağ gürültüyle çöküyor ve biz kızların dünyası o yıkımın yarattığı perişanlıktan kolayca kurtulamıyor..
Henüz iyirmi yaşım bile yoktu yıllar önce
tüm ihtişamıyla hayatımı süsleyen , O yüce dağım yerle yeksan oldu ve yakışıklı güclü kahramanım erken bir yaşta 25 mayıs günü vefat etti..
Atam Mirteyyub Seyyid Elövset oğlu
bu dünyada tanıdığım en mert ,namuslu ,dik duruşlu ,mazlumun yanında olan düşenin elinden tutan bir insandı.
Makam mevki sahibi sözü dinlenilen ve sevilen insandı , el aksakkalıydı atam.
Onun arkasından hayırseverliğinden nasibini almış insanlar ailesi olan bizler gibi üzüldüler, bir el ağladı atamı..
Ağır bir ocağın , ceddi peygamber efendimizden gelen Galalı( Şuşa)Ağamirovların evladı idi atam.
( Büyük amcam genclik hatasıyla dedemizin ismi Heşımı soyadımız olarak yazdırdığından amcazadelerim Ağamirovlardan farklı soyadımız olmuş maalesef)
Atam , hayatı boyunca kul hakkını korudu boğazından haram lokma geçmedi ve kimseye de yedirmedi.
Sovyetlerin acımasız despot rejimine rağmen kendi doğruları doğrultusunda yaşadı hayatını..
Kimsenin karşısında eğilmedi bükülmedi.
Karşılık beklemeden yaptı insanlığını . Dilinden hiç düşürmedi ,”balığı at deryaya balık bilmese de Halik bilir”,değimini.
Atam şerefli soyadını ve çocukluğunun gencliğinin Garabağ hatıralarını bizlere miras bıraktı , emanet etti, o emanete sahip çıkamadık çünkü onun anılarının yaşandığı yerlerde ermeni cirit atıyor..

Atamın mezarı ermeniler tarafından işgal edilmiş Garabağ topraklarında…
Yıllardır bu utancla yaşıyoruz evlatları olarak…ve Garabağ üzerinden yazılan çizilen pazarlık konuları sadece atamın değil o topraklarda yatan o topraklarda yatmayı bekleyenlerin tümünün manevi mirası üzerinden yapılan alış veriş gibi canımızı yakıyor..
Ben onun vefat ettiği her 25 mayısı atamın mezarını ziyaret edeceğim umuduyla beklemekteyim tam 27 yıldır.
Yattığı toprağı avuclamak atamın mezarı başında Fatiha okumak onunla baba kız olarak dertleşmek istiyorum..
Atama yalnız cismani olarak değil karakter olarak da onun kızı olduğumu ;
Onur
Şeref
İrade
Dik Duruş
gibi genetik mirasımızı her kese ve herşeye rağmen ona yakışır bir vakarla taşıdığımı söylemek istiyorum. …
Ve onun küçük kızının Onu çok ama çok özlediğini..
Ona bir kere sarıla bilmek
Onu bir kere koklamak için hayatının geriye kalanını düşünmeden kurban vermeye hazır olduğumu söylemeği çok istiyorum..
Allah sana rahmet eylesin Ata..
Mekanın cennet olsun..
Yattığın toprağımız işgaldan biz azaptan bir an önce kurtulalım artık..
Açılmış kollarınla beni bekle
seni tarifi imkansız özlemle seven ve görmek için sabırsızlanan küçük sonbeşik kızını..
Nurlar içinde uyu ve bekle Ata..

. . .
R.S.Bugün senin çok sevdiğin Xan emiden “Şuşanın dağları başı dumanlı”,
çok beğendiğin Rubabe Muradovadan segah tesnifi dinleyeceğim ve şikeste ruhumun sızısıyla sana -Garabağa tüm kaybettiklerime ağlayacağım..😢
“ Garabağda dağım galdı
Ekmediğim bağım galdı
Viran olmuş mezarlarda
Hem ölüm hem sağım galdı”..

Not: Bu yazı maddi manevi olarak varını yokunu Garabağ’da kaybeden tüm ailelere, tüm babasını itiren kızlara , toprak hasretiyle yanıp kül olan oğullara ifhafen yazılmıştır.
Prof.Dr.Aygün Attar.
25 mayıs 2019.